8.BÖLÜM
AKADEMİYE GİRİŞ
arthur çiftliğe gitmiştir. salona geçmiş eline bir bardak kahve almış en rahat koltuğa oturmuş ve boydan boya olan balkon camından keyifle gün doğumunu izliyordur. huzurla güneşin tepeye çıktığını izlerken içinde bir burukluk, acı verici hüzün vardır. arthur güneşe bakarak anılara oradan da hedeflere ve nedenlere dalıyordur. ta ki gon arthurun yanına gelene dek.
Gon: günaydın abi.
arthur güneşe olan dikkatini bozar ve gona döner.
Arthur: günaydın gon. geç otur.
gon arthurun yanına oturur.
Arthur: ariya hala yatıyor mu?
gon gülümseyerek cevap verir.
Gon: evet. o derin bir uykuya sahiptir.
Arthur: anlaşılan sen uymayı pek sevmiyorsun.
Gon: evet. biraz mecburiyet biraz da iş gereği.
arthur gökyüzüne bakarak cevap verir.
Arthur: biliyor musun bende senin gibiydim.
gon merakla sorar.
Gon: benim gibi mi?
Arthur: evet. memleketimdeyken orada yaşam biraz zordu. ailemi hem koruyup hem de bakmak çok zordu. 100cp kazanmak için bir günde dört ağır işe gidiyordum. ama şimdi buradayım bu evin içinde senle konuşuyorum.
Gon: peki ailen?
arthur uzunca gona bakar sonra kafasını yere doğru çevirip cevap verir.
Arthur: zorlu bir hayatta yaşayıp güzel bir hayatta öldüler. sizi ilk gördüğüm de ariya yı kardeşime seni ise kendime benzettim. bizim eski halimizsiniz.
Gon: zor.
Arthur: neyse. geçmiş geçmişte kaldı demi?
arthur güler yüzle söyler.
Gon: evet.
güler yüzle cevap verir.
arthur ayağa kalkar ve gona bakar.
Arthur: bugün büyük gün! bugün sizin akademiye giriş sınavı günü. haydi hızlıca hazırlanın kahvaltı yapıp yola çıkacağız.
gon şaşkınlıkla cevap verir.
Gon: n-ne?!
Arthur: şaşılacak bir şey yok gon. hadi kardeşini uyandır.
Gon: a-ama bi–
Arthur: merak etme gon. o sınava gireceksiniz ve kazanacaksınız! çünkü siz bunu yapabilirsiniz. arkanızda ben varım! ve sizin yenilmenize de izin vermem!
Gon:.. peki.
gon yukarı doğru çıkar.
Arthur: mex.
mex arthurun arkasında ışınlanır.
Mex. günaydın efendim.
arthur mex e doğru döner.
Arthur: günaydın mex. merkezden gon ve ariya ya bilgi sağlamını istiyorum. önemli bir sınava girecekler. daimi bir bilgi akışı istemiyorum. geçmelerini sağlayacak ve zorlandıkları yerde bilgi göndermeni istiyorum.
Mex: emredersiniz efendim. tek yapmanız gereken gon ve ariya nın akıllarını gücünüz ve yetkiniz ile merkeze bağlamanızdır.
Arthur: gidebilirsin.
mex gider.
arthur yemek masasına bakar ve boş olduğunu görür.
arthur tek parmak şıklatması ile masanın üstü çeşit çeşit kahvaltılıklarla dolar.
Arthur: güzel bir kahvaltı olacak.
biraz zaman sonra gon ve ariya hazır olmuş şekilde aşağıya inerler.
Arthur: günaydın çocuklar.
Gon ve ariya: günaydın abi.
ariya: nasıl olmuşum abi?
Arthur: hımmm. güzel! ama gon abin sade giyinmiş?
Gon: çok da abartmaya gerek yok.
Arthur: peki. ama önemli davetlerde biraz sıkı giyineceksin haberin olsun. hadi o zaman kahvaltıyla.
kahvaltı masasına oturulur. kahvaltılarını yaparken arthur konuşmaya başlar.
Arthur: evet çocuklar bugün önemli bir gün. çünkü bugün akademi giriş sınavınızın olduğu gün.
gon kahvaltısına devam ederken ariya şaşırır.
ariya: n-nasıl?
arthur gülümseyerek cevap verir.
Arthur: o kadar da düşünmene gerek yok ariya. sadece sınava girip başarıyla çıkacaksınız.
ariya: a-ama 0 bilgi ile nasıl gireceğiz sınava?
Arthur: merak etme ariya. ben size yardımcı olacağım. siz sadece sınava gireceksiniz.
gon kahvaltısını yaparak sohbete katılır.
Gon: duyduğuma göre mülakat da yapıyorlar mış.
soğukkanlılıkla sohbete katılır gon.
ariya: bak. bunda nasıl yardımcı olacaksın?
arthur biraz durur ve düşünür. düşündükten sonra güler yüzle cevap verir.
Arthur: onu da siz düşüneceksiniz.
gon ve ariya dona kalırlar.
ariya: nasıl yani?
arthur ariya ya bakarak cevap verir.
Arthur: şöyle. sizi soru yağmuruna tutsalarda siz kendinizden emin bir şekilde cevap vereceksiniz. eğer ki bilgi sorusu sorarlarsa aklınıza ilk gelenleri düşünmeden cevap verin.
gon arthurun sözlerine takılır kalır.
gon arthura bakar soru sorar.
Gon: aklınıza ilk geleni düşünmeden cevap mı verin?
Arthur: evet.
gon şaşkın gözlerle arthura bakar. lakın bu sözlerin altındakini çokta eşelemez.
Arthur: evet. kahvaltı yapıldıysa gitme vakti.
ariya: a-ama.
arthur gon ve ariya yı kendisiyle birlikte akademinin oraya ışınlar.
gon sakin olmayı becere bilse de ariya şok geçirir. hayatlarında ilk defa böyle bir şey yaşarlar.
gon husrana uğramış bir şekilde sohbeti başlatır.
Gon: daha kahvaltımı bitirmemiştim ama!
ariya: bir kez daha böyle bir şey yapmadan önce haber ver lütfen!
Arthur: sakin olun. şu sınava gireceksiniz ve hayallerinize kavuşacaksınız.
Gon ve ariya:…..
arthur. gon ve ariya akademinin kapısının önüne gelirler. kapıkulu askeri hemen arthurun yanına gelir.
kapıkulu askeri: ne için gelmiştiniz?
Arthur: giriş sınavı için gelmiştim. müdürümüzün haberi var.
kapıkulu askeri: lütfen 2 dakika burada bekleyin.
asker hılzıca kulübesine gider ve içeriyle bağlantı kurar. içeriden olumlu cevap alır ve hızlıca arthurun yanına gider.
kapıkulu askeri: hoş geldiniz efendim. müdürümüz odasında sizleri bekliyor.
Arthur: hoş bulduk.
içeriye girerler. içeride birinin önderliğinde müdürün odasına giderken arthur gon ve ariya nın başını iyice ne sever.
Gon: kedi miyim ben?
Arthur: hayır ama kedi özelliklerine sahipsin.
gon arthur’un cevabından sonra kafasını hızlıca çeker. arthur ariya nın başını okşamaya devam eder.
Arthur: bak kardeşine. nasıl da sevdiriyor kendisini.
ariya gülmeye başlar. arthur ariya nın başını okşamayı bitirir.
müdürün odasına gelirler. görevli kapıyı çalar ve içeriye girer. arthur ve öğrencilerin geldiğini söyler.
Alitta: içeriye al.
görevli arthur ve öğrencilerini içeriye davet eder. içeriye girerler.
arthur içeriye girdikten sonra masanın sağ koltuğuna oturur.
Arthur: sizde oturun şöyle.
gon ve ariya arthurun yaptığına şaşırlar. ve o şaşkınlıkla arthurun dediği yere otururlar.
Arthur: alitta bey. konuştuğumuz gibi öğrencilerimi getirdim. sira sizde!
Alitta: evet. sınav saatinde geldiniz. artık sınava başlayabiliriz.
Arthur: lakin merak ettiğim bir şey var.
Alitta: nedir o?
Arthur: sınav sadece yazılı mı olacak?
Alitta: hayır. giriş sınavı 3 bölümden oluşuyor. birinci bölüm fizik sınavı, ikinci bölüm yetenek sınavı, üçüncü bölüm ise yazılı sınavı.
Arthur: güzel.
Alitta: o zaman fizik sınavı için aşağı inebiliriz.
akademinin en aşağa katına inerler ve karşılarında dev gibi karşılıklı bakan iki kapı.
arthur kapının üstündeki desenlere ve en önemlisi cümlelere dikkat eder.
Arthur: sol kapı daki motifler ilgimi çekti. “adaletin olmadığı topraklarda düşman adaletin kılıcını, dostluğun okunu ve kalkanını savaşı bitiren bezi dahi dinlemeden masumlara yöneltir.” sözü gayet öğretici.
alitta kapıya bakar ve konuşmaya başlar.
Alitta: düşman her an saldırmayı bekliyor. eğer ki biz adaletle toplumu yönetmez isek düşmanlara büyük açık vermiş oluruz. düşman kılıcı da oku da kalkanı da barışı dinlemeden masumlara doğrultur! bunu adaylarımıza hatırlatıyoruz.
arthur sağ kapıdaki motiflere ve cümleye bakar.
Arthur: soldakine göre sağdaki daha huzur verici. “kötü başlangıçların sonu her daim iyilikle son bulur.” güzel bir söz.
Alitta: evet. motifte en öndeki kılıcı ve teraziyi tutan kişi “wel wortet mordişta” kendisi gökyüzündeki adaletin yeryüzündeki gölgesi olarak bilinir. hakkında çok bilgi edemesekte adalet kanunları bu döneme kadar gelmiştir.
arthur kişiyi merak eder ve sisteme sorar.
iç ses
Arthur: sistem, bana wel wortet mordişta hakkında tüm bilgileri bul.
sistem: wel wortet mordişta hakkında tüm bilgiler araştırılıyor. 100 de 50, 100 de 100! efendinin istediği bilgiler:
-sistem de kayıt edilen wel wortet mordişta ilk dünya yöneticisidir.
-WWM dünya üzerinde birçok kanunu ve kuralı koyan kişidir.
-kendisini insanlara adaletin yeryüzündeki gölgesi olarak göstermiştir.
-ayrıca gelecek yöneticiler içinde birçok askeri ve sistem düzenlemesi yapmıştır.
sonuçlar bu kadar.
arthur ilk yönetici olduğuna şaşırır.
dış sesiyle mırıldanır.
Arthur: demek tarihi derin..
alitta arthura dönerek konuşur.
Alitta: bir şey mi dediniz?
arthur alittaya bakar cevap verir.
Arthur: hayır. siz devam edin.
Alitta: arkasındaki ordu ise davasının kutsallığını gösterir. cümlede ki sır ise sol daki kötü başlangıcın sonu sağdaki adaletle sonuç bulmuş sondur. bura da ise adaylarımıza sizlerde o ordu da hatta içleriniz de ki bazı kişiler ise adaletin terazisi ve kılıcına sahip olabilir mesajı veriyoruz.
Arthur: evet. düşünceniz güzel lakin adaylardan çok azı dikkat eder ve anlar.
Alitta: bizim işimiz de o çok azı ile.
Arthur: güzel. hadi sınav başlasın.
kapılar açılır. alitta girer ardında arthur onunda ardından çocuklar içeriye girmeye başlar. içerisi dışarısına göre çok büyüktür. sol da tavana kadar uzanan katman katman yükselen koltuklara sahip bir bölüm vardır. onların önünde yan yana büyük üç kol ile yükselen kollarla korunan çember vardır. çemberlerinde önünde geniş bir sahne alanı. arkası kırmızı perde ve onun da arkasında ekip işleri vardır.
Arthur: burayı yapmak için çok düşünmüş olmalısınız.
Ailtta: evet. biraz düşündük.
arthur çevreyi incelerken konuşur.
Arthur: evet. belli oluyor. sınavı nerede yapacaksınız?
Alitta: siz oturma alanında olacaksınız. öğrencileriniz ise ilk önce bu üç aşamayı geçecekler en son benim sınamama ayak uydura bilirlerse o zaman geçmiş olacaklar.
Arthur: peki..
arthur arkasında duran çocuklara döner ve gözlerinin içine bakarak konuşurlar.
Arthur: bakın çocuklar. ne olursa olsun bu sınav sizden önemli değil! gidin ve sınırlarınızı öğrenin. sınırlarınızı öğrendikten tek hedefiniz sınırlarınızı yıkıp geçmek olsun!
Gon: peki abi. seni yüzüstü bırakmayacağız!
arthur güler.
Arthur: evet. ben yukarıdaki koltuklardan birinde olacağım. sizi de izliyor olacağım çocuklar. sözlerimi unutmayın ve sınama görevlisine de zor zamanlar yaşatmayın.
gon ve ariya kafa sallarlar.
arthur yukarıya ışınlanır. yukarıdan aşağı izler.
Alitta: evet çocuklar. ilk sınavımız fizik sınavıdır. ilk gördüğünüz alanın içine girin. ora da “kuvvet” “dayanıklılık” “saptama” fiziki yönlerinize bakacağız.
gon ve ariya denileni yapar.
Alitta: evet. karşınızdaki robotları yok edin.
gon ve ariya saldırmaya başlarlar. çoğu robotu merkezden gelen güçle yenerler ve ilk sınamadan geçerler.
Alitta: aferin size çocuklar. şimdi ikinci sınamada.
ikinci sınamaya da girerler ve bundan da başarıyla çıkarlar.
Alitta: aferin çocuklar. şimdi sıra üçüncü sınamada.
öğrenciler üçüncü sınamaya girerken akademinin çevresinde olan gözetmen gölge askerlerden biri arthurun yanına ışınlanır.
gölge askeri: efendim acil durum!
arthur ayağa kalkar.
Arthur: ne oldu asker!
gölge asker: akademi saldırı altında efendim! hareket için emirlerinizi bekliyoruz.
arthur düşünür. biraz zaman sonra gölge askere bakar ve cevap verir.
Arthur: kaç kişiler?
gölge asker: en az 1,000 en fazla 2,000 kişiler efendim.
Arthur: gölge!
gölge arthurun karşısına ışınlanır.
gölge: emredin efendim.
arthur kesin bakışlarıyla, kesin sözleriye ve asil sesiyle cevap verir.
Arthur: gölge askerlerini topla ve dışarıdaki bütün düşmanları YOK ET! lakin birini sağ bırakın ve merkeze götürün. onun sorgusunu bizzat ben alacağım!
gölge: emredersiniz efendim.
gölge arkasındaki askeriyle arthurun huzurundan giderler.
arthur yavaş yavaş kesin adımlarla çocukların yanına iner.
Arthur: müdür bey sınavı şimdilik durduralım isterseniz. bi de size söylemem gerekenler var. biz konuşana kadar çocuklar da dinlenmiş olur biraz.
alitta şaşkınlıkla arthura bakar. ve dediğini yapar.
Alitta: evet çocuklar biraz ara verelim.
arthur ve alitta çocuklardan biraz uzağa giderler ve konuşmaya başlarlar.
Arthur: korumanız gereken akademi şu an da saldırı altında!
alitta şaşkınlıkla cevap verir.
Alitta: n-nasil? kimler?
Arthur: lafımı kesme! nasıl saldırmışlar ve kimlermiş bilmiyorum lakin bunlar pekte önemli değil. şimdi akademiyi koruma vakti. lakin bu da sizin göreviniz iken ben hallettim. biraz sonra haber gelir. haber gelene dek çocuklar korunmalı!
Alitta: nasıl saldırırlar? burada kimlerin olduklarından haberleri yok mu?!
biraz zaman sonra gölge arthurun arkasına ışınlanır.
gölge: efendim.
arthur asillikle arkasını dönerek konuşur.
Arthur: evet gölge. seni dinliyorum.
gölge: düşmanlar yok edildi. emrettiğiniz güzere çevre cesetlerden ve izlerden temizlendi. elma sebepte eklendi.
Arthur: güzel. sen önden işlerini hallet. ardından bende geleceğim.
gölge: emredersiniz efendim.
alitta ilk defa gölgeyi görür. biraz şaşırır biraz da korkar.
Arthur: son sınavı da geçti sayın. şimdi gitmemiz lazım.
Alitta: t-tabi!
arthur çocukları alır ve çiftlik evine gider.
çiftlik evi.
Arthur: çocuklar sizler bir süre burada kalın ben gelince dışarı çıkar gezeriz olur mu?
ariya üzülse de bir şey demez.
arthur ariya nın yüzünü düştüğünü görünce konuşmaya devam eder.
Arthur: ariya. gittiğim gibi geri geleceğim güzelim. sen üzülme tamam mı?
ariya: ne oluyor abi? biz neden aniden eve geldik?
Arthur: bir şey olmadı canım. korkma sen. bak ben dışarıdaki işimi halettiğim de sana dondurma da alacağım.
ariya nın gözleri fal taşı gibi açılır.
ariya: gerçekten alacak mısın abi?
Arthur: tabi. hem sana hem de abine bi de kendime.
arthur son sözde ariyayı gıdıklamaya başlar.
artık arthur kapıya doğru yönelir ve merkeze de doğru yola çıkar.
kare/ merkez.
arthur sinirle merkeze yaklaşır. merkeze yaklaştıkça kapı açılır. hızlı adımlarla giden arthur en sonunda içeriye girer ve tahtına oturur.
üstadlar: hoş geldiniz efendimiz!
arthur sinirle konuşmaya başlar.
Arthur: gölge!
gölge: emredin efendim.
Arthur: yakaladığınız şahsı huzuruma getirin.
gölge: emredersiniz efendim.
gölge askerler gölge nin emri ile yakalanan adamı sürükleyerek arthurun huzuruna getirirler.
Arthur: adın nedir?
kudretli bir sesle söyler.
rehine:…
Arthur: akademiye saldırı amacınız nedir?
rehine:…..
Arthur: başın kim?
rehine:….–
sonunda gölge rehineye sağlam bir tokat yapıştırır.
gölge: EFENDİMİZ SANA SORU SORUYOR! YÜCELİK EDİP YAPTIĞIN SAYGISIZLIĞI AFFEDEREK SANA TEKRAR SORU SORUYOR! CEVAP VER!!!
arthur öfkesini dışa şiddetle yayarak konuşur.
Arthur: gölge! yerine geç!
gölge: emredersiniz efendim.
arthur ayağa kalkar ve direkt rehinin dibine ışınlanır.
Arthur: korkuyor musun?
yerde yatan rehine, gölge nin vurduğu yerin çok fena kanamasıyla konuşmaya başlar lakin adam akıllı cümle kuramaz.
rehine: şeynden mi koykçam beyn?
arthur rehineyi iyileştirir.
Arthur: benden korkmuyorsun öyle mi?
rehine arthur’un onu neden iyileştirdiğini sorgularken cevap verir.
rehine: evet! hem sen kimsin ki senden korkacağım?
üstadlar arkada sinir krizleri yaşarlar lakin arthur sakindir ve yavaşça rehineye doğru eğilir.
Arthur: benden korkmuyorsun öyle mi?
rehine: ev–
arthur rehine tam konuşacakken çok dehşetli bir tokat atar ve rehine nin boynu kırılır.
arthur ayağa kalkar.
Arthur: ölümesi çok basit oldu gibi demi?
arkadaki üstadlar onay verir.
arthur rehine nin cansız cesedini geri diriltir.
rehine geri dirilmesinin şokunu yaşarken hızlıca arthurun huzuruna çekilir.
Arthur: kusura bakma. gücümü ayarladığımı düşünmüştüm ama.. ayarlayamamışım!
rehine ecel terleri döker.
arthur tekrar rehineye doğru eğilir.
gözlerini çok korkutucu hale getirerek rehine nin gözlerinin içine bakar.
Arthur: benden korkuyor musun?
rehine korkudan konuşamaz.
rehine: …..
arthur rehine nin yüzüne biraz daha yaklaşır.
Arthur: benden korkuyor musun?
rehine artık dayanamaz ve bayılır.
arthur ayağa kalkar ve rehineye bakar ki rehine nin altı ıslanmış.
Arthur: bu ne lan? kalıbına tüküreyim senin! koskoca adam altına yapar mı?!
arthur tahtına doğru ilerler ve oturur.
Arthur: ayıltın bunu.
suyla ve tokatla ayıltırlar ve kolundan tutup arthurun huzuruna getirirler.
rehine arthuru görünce korkudan titremeye başlar.
Arthur: sana daha önce sorduğum soruları tekrar soracağım. bu sefer de yanıt almazsam.. ruhunu ezerim. seninle ebediyen oynarım!
rehine korkudan kekeleyerek cevap verir.
rehine: t-t-t-tamam.
Arthur: adın nedir?
rehine: 23
Arthur: adın 23’mü?
23: evet efendim.
Arthur: neden 23?
23: k-k-kendimi bildiğim bileli bana 23 diye sesleniyorlar efendim.
Arthur: akademiye saldırı amacınız nedir 23?
23: i-i-iki n-n-neden efendim.
Arthur: neymiş o iki neden?
23: b-b-birinci n-n-neden akademi de okuyan kralın oğlunu ve kızını öldürmek, i-i-ikinci -n-n-neden profesyonel ekip başkanı öldürmekti efendim.
arthur öyle yüksek sesle güler ki ortalık sarsılır.
Arthur: sizin profesyonel ekip dediğiniz kişiler bir böcekten farksız!
23: ö-öyledir efendim.
Arthur: senin başın kim?
23: 0 efendim.
Arthur: sizin organizasyon rakamlarla mı ilerliyor?
23: evet efendim. hiç birimizin adı yoktur. rakamlar makamları temsil eder. 0 en baştaki dir. ilk 10 yöneticidir. ilk 20 bölük müdürleridir. ilk 30 ise birlik liderleridir.
Arthur: sen hangi birliğin lideriydin?
23: destek birliğin lideriydim.. ta ki bir anda birliğim yok olmasaydı.
Arthur: sizin yaptığınız, savaş kanunlarına sığmaz! arkadan saldırmak bir yiğide asla yakışmaz!
23: doğrudur efendim.
Arthur: sana iki seçenek vereceğim 23. birincisi yeni bir adın, yeni bir yüzün, yeni bir hayatın olur ya da birliğinin yanına gidersin.
23, iyice düşünür.
23:…..
Arthur: önemli bir karar bu senin için. istersen yarın cevap verebilirsin.
23, arthurun gözlerine bakarak konuşmaya başlar.
23: birincisini seçiyorum efendim! eğer ki birliğe geri gidersem hayatım mahvolur. en iyisi 23 ölmeli.
Arthur: peki. ne yapmak istiyorsun yeni hayatında?
23: dükkan sahibi olmak istiyorum efendim.
Arthur: peki.
arthur parmak şıklatmasıyla 23 ışıklar içerisinde kaybolur. biraz zaman sonra ışıklar dağılır ve bambaşka biri ortaya çıkar.
Arthur: bugünden sonra adın hupel bin drago olacak. bu köyde iki katlı bir dükkanın olacak ve alta meyve ve sebze satılan yer olacak üstünde depo ve kaldığın yer olacak. temiz bir hayat yaşamak istiyorsun lakin bizim için de bir iyilik yapmanı istiyorum.
hupel: tabi efendim buyurun.
Arthur: seni bilgi ve belge ağın merkezi yapmak istiyorum. dünya nın dört bir yerinden sana bazı bilgiler ve özel belgeler gelecek. bu bilgi ve belgeleri sana verdiğim güç ile mex’e ulaştıra bilirsin.
hupel: emredersiniz efendim.
Arthur: çıkabilirsin hupel.
yanında bir gölge askerle hupel gider.
üstadlar sorgulamaya başlar.
gölge: efendim bu haine güvene bilirmiyiz?
arthur gölgeye bakarak konuşur.
Arthur: 23 haindi evet lakin hupel bin drago hain değil bize çalışan bir manavcı.
alfa: efendim, bilgi ve belge ağı merkezi olarak neden onu seçtiniz?
arthur alfaya dönerek cevap verir.
Arthur: en mühim bilgi ve belgeleri nasıl korursun biliyor musun alfa?
alfa: nasıl koruruz efendim?
Arthur: arayanların gözü önüne sokarak. hupel sıradan vatandaş oldu. bize bakan çok büyük ve derin yerlerde sakladığımızı düşüne bilirler lakin biz herkesin gelip gittiği yerde saklayacağız.
Mex: peki efendim güvenliği?
Arthur: eğer ki hupeli korumaktan bahsediyorsan gölge ve alfa onu halleder. ama hupelin bizi satıp satmayacağına güvenden bahsediyorsan bizi satması imkansız olur.
Mex: nasıl imkansız olur efendim?
Arthur: onu 23 ten hupele dönüştüren benim. ona bazı kısıtlayıcı özellikler koydum. eğer ki bilgileri başkasına söylerse, söylemeye yeltenirse cinnet geçirecek ve karşısında kim varsa öldürüp sonra kendisi ölecek. belgeleri izinsiz açar ve okursa beyni patlayacak. emrimiz dışında bir hareket yaparsa vücudu aniden bomba gibi patlayacak. eğer ki bize sadakati tam olursa ve emirlerimizden çıkmazsa bu kısıtlayıcılar kendiliğinden yok olacak.
Mex: anlaşıldı efendim.
Arthur: başka sorusu olan var mı?
hiç kimseden ses çıkmaz.
Arthur: güzel. dağıla bilirsiniz.
herkes arthurun huzurundan çekilir.nah etem hariç
Arthur: sen neden gitmiyorsun nah etem?
nah etem: benim yerim sizin yanınız efendim. ben sizi korumaktan görevliyim.
arthur tahtan aşağıya doğru iner.
Arthur: peki öyleyse. şiro’yu bilir misin?
nah etem: bilirim efendim.
Arthur: işte eski toprak! şiro’ya yakışır bir masa hazırla. bugün böyle geçsin.
nah etem: peki çocuklar?
Arthur: çocuklar vardı! o zaman sen şiroyu evin bahçesine hazırla. ben önden gidip çocukları yatırayım.
bir anda mex gelir.
MEX: efendim.
arthur tam gidecekken durur ve arkasına döner.
Arthur: evet mex?!
MEX: efendim benden araştırma mı istediğiniz kötü biyoloji doktorlarını, mutant üzerine çalışmalar ve bu yönde ilerlemek isteyen tarikat ve teşkilatlar bu dosyanın içinde.
arthur uzatılmış dosyayı alır.
Arthur: sağol mex. şimdi gidebilirsin.
MEX: emredersiniz efendim
mex gider.
Arthur: sana söylediğimi unutma nah etem evde istiyorum.
nah etem: emredersiniz efendim.
arthur eve gider ve çocuklarla ilgilenir. saat çok geç olduğu için arthur çocukları yatırır ve masasına geçer. nah etem le şiro larını karşılıklı içerler ve günü böylece bitirirler.
