5.BÖLÜM
AİLE
arthur çocukların yanına gider. ayak üstü biraz konuşurlar.
Arthur: sizi bazı abilerle tanıştıracağım. sonra evinize kadar gideriz he? hem aileniz sizi özlemiştir bu saate kadar onlardan ayrısınız sonuçta.
gon ve ariya bi anda yüzlerini düşürürler. ortamın havası bi anda değişir.
arthur çocukların yüz ifadelerinden bir şey olduğunu anlar ve dizlerini kırarak çömelir ve çocukların boy seviyesine inerek konuşmaya başlar.
Arthur: gon, ariya ne oldu?
gon kız kardeşine bakar ve görür ki ariya nın mavi mavi olan gözleri dolmaya başlıyordur.
Gon: annem ve babam olacak insanlar beni ve kardeşimi sokağa attılar! ondan dolayı annemiz ve babamız yok, ölüler!
arthur gonun gözlerinin içine bakar. arthurun gödüğü tek şey öfkedir.
arthur elini gonun omuzuna koyar ve sımsıkı sıkar.
Arthur: sizi anlayabiliyorum çocuklar! hem de en çok sizi ben anlarım. evet yaşadığınız şeyler kolay olmamıştır elbet belki acı üstüne acı hakaret üstüne hakaret hatta kötü kötü durumlara düşmüş olabilirsiniz. lakin artık bitti. acınız da derdinizde kalmasın artık. bu size yakışmayan hayattan kurtuluyorsunuz! benimle birlikte gelmek ister misiniz?
can yakan yüzler bir anda umut dolar.
Gon: g-gerçekten mi?!
Arthur: şaka yapıyor gibi bir halim mi var?
çocuklar mutluluktan bi an da coşarlar.
hemen arthura sarılırlar.
Arthur: tamam tamam. sakin olun.
çocuklar sarılmayı bitirirler. arthur hemen ayağa kalkar.
Arthur: gitme vakti geldi artık. hadi gidelim.
gon ontre ye bakarak konuşmaya başlar.
Gon: onu ne yapacaksın?
arthur arkasına döner ve kafasını topraktan çıkarmaya çalışan ontreye bakar.
Arthur: o, kurtulana kadar orada kalacak!
Gon: kafasını topraktan çıkarabilir misin?
Arthur: neden?
Gon: bir iki sözüm var. ondan sonra bırakalım kendi yolunda gitsin.
Arthur: emin misin?
gon kafa sallar. arthur ve gon uzunca bakışırlar. sonunda arthur ontre nin bacağından tutup havaya kaldırır otomatik bir şekilde kafası kurtulur ve arthur ontre nin çok fazla hareket ettiğini görünce direkt bacağını tutmayı bırakır ve ontre kafa üstü yere düşer.
ontre: ne yapıyorsun be!!
Arthur: sen sessizce oturacaksın ve gonun sözlerini dinleyeceksin!
ontre: n-ne diyorsun sen?!
Gon: neden? neden bize tekme attın? bize yapmadığını bırakmadın! binlerce defa yapma dememe rağmen sen.. neler neler yaptın!
gon konuşa konuşa ontre nin dibine kadar gelir.
ontre: n-ne diyorsun lan se–
Gon: KES! ben konuşuyorum.
gon ontre nin yüzünün dibine kadar girer ve gözlerini çok korkunç derece de açmış ontrenin gözlerine kitlenmişti.
Gon: bana yaptıkların umrumda değil! Ancak iş kardeşime sekince seni öldüresim geldi biliyor musun! kardeşime uzanan eli kırmak geldi
gon orada o anda ontre nin sol elini kırar.
ontre: AAAAAAAAGGGGGGK!!!!
ontre sayla sümük acıdan ağlamaya başlar.
Gon: DAHA SÖZÜMÜ BİTİRMEDİM!
gon üstündeki elbisesini parçalar ve elbisesinden kopardığı bez parçasını ontre nin ağızına koyar. böylece ontre nin sesi kısılır.
orada yaşananları izleyen arthur büyük şaşkınlık geçirir.
Arthur: g-gon s-sen ne yapıyorsun?! kız kardeşinin ne kadar korktuğunu görmüyor musun?
gon öfke ile ariya ya bakar. ariya korkmuştur. lakin o kadar abartıldığı kadar korkmamıştır.
gon arthura bakar.
Gon: bu işin sonunu getirmem lazım!
arthur şaşkınlıktan ne yapacağını bilemez. derin düşünceler içerisinde karar verir.
Arthur: tamam ne yapıyorsan yap lakin çocuğu öldürme!
Gon: tamam.
gon ontre nin gözlerine bakmaya başlar.
Gon: nerede kalmıştık? hee kardeşime uzanan eli kırmak istedim demiştim demi? sonra kardeşime dokunmak isteyen o parmakları tek tek tek tek kırmak istemiştim, sonra o ele ve parmaklara bağlı kolu yerinden söküp köpeklerin önüne atmak istemiştim!
gon ontre nin ilk önce sol serçe parmağından başlayarak ne kadar sağlam parmağı var ise hepsini kırar, acıdan kıvranan ontre nin gözlerinden yaş yerine artık yavaş yavaş kan akmaya başlar. gon biraz süreden sonra ontre nin sol kolunu kırar. öyle yapar ki ontre nin sol kolun daki tüm kemikleri ciddi anlamda tuzla buz eder. ontre o kadar acıya dayanamaz ve bayılır. yavaş yavaş nabzı düşmeye başlar.
arthur hemen devreye girer ve ontre nin ölmesine engel olur.
gon arthura bakarak.
Gon: lütfen onun kolunu iyileştirir misin? hem de eskisine göre daha iyi olsun lakin o acıların izleri kalsın.
arthur anlam vermemeye başlar.
Arthur: neden? neden böyle bir şey yapayım?
gon ontreye bakarak konuşmaya başlar.
Gon: ben ona en büyük darbeyi vurdum. öyle ki o yıllarca bizle uğraştı ama ben tek hareketimle kabusları olacağım benim ona yaptıklarım gözlerinden silinmeyecektir. acısını asla ama asla aklından çıkaramayacak! bundan dolayıdır ki ölmesine izin verme hatta kolunu iyileştir lakin izler bırak demem ise o kolunu kullandıkça o anıları hatırlayacak.. ve böylece ömür boyu eziyet yaşayacaktır.
arthur, gonun dediklerinden sonra tüm taşlar yerine oturur ve gonun dediği gibi yapar.
artık her şey hal olmuştur sadece geriye gitmek kalmıştır.
arthur çocuklara döner ve sert bir mizaç ile konuşur.
Arthur: bugünden itibariyle artık hiç bir canlıya iznim dışında zarar vermeyeceksiniz! hatta kötü söz dahi söylemeyeceksiniz!! anlaşıldı mı?
Gon ve ariya: anlaşıldı.
Arthur: peki öyleyse, hadi gidelim artık.
arthur ve çocuklar o karanlık sokaktan aydınlık ışığın vurguladığı çıkışa doğru yürümeye başlarlar.
