6.BÖLÜM
YENİ HAYAT VE YENİ BAŞLANGIÇLAR
şehrin en tanınan kafesinde dışarıdaki koltuklardan birinde oturmuşlardır. gon ve ariya nın önünde çeşit çeşit şehir kültürüne has yemekler vardır. gon ve ariya patlayana kadar yerler, tabak üstüne tabak yerler , içecekler üstüne içecekler içerler. arthur elinde kahve, bacak üstüne bacak atmış vaziyette asilce karşısında oturan gon ve ariyayı izler. gölge ve nah etem arthurun arkasında ayakta hazır bir konumda duruyordur.
arthur elindeki kahveyi yerine bırakır ve gonla ariyaya bakarak konuşmaya başlar.
Arthur: okumak istiyor musunuz?
gon ve ariya ellerinde yemek ağızlarında büyük büyük lokmalarla duraksarlar ve arthura bakarlar. biraz zaman geçtikten sonra ağızlarındakı lokmayı aynı anda yutarlar ve sırayla cevap verirler.
Gon: ben savaşçı bölümü üzerinde eğitim almak istiyordum ama olmadı..
ariya: ben en güçlü büyücü olmak istiyorum arthur abi! lakin şu an olamam..
ikisi de kurdukları cümlelerin sonlara doğru mutlu ve heyecanlı yüzlerini düşürürler ve mutluluğun yerini mutsuzluğa heyecanın yerini ise üzüntüye verirler.
Arthur: siz istiyorsanız bizim gibi adamların görevi ise isteklerinizi yani hakkınız olanı size vermektir. ondan dolayıdır ki gülen yüzünüzü düşürmeyin! artık benim himayem altındasınız. istediğiniz bölümlerde kesinlikle okuyacaksınız. lakin bana söz verin, çok çalışacaksınız! hem de herkesten çok!
mutsuz suratlar bi anda mutlu olarak konuşurlar
Gon ve ariya: GERÇEKTEN Mİ?!
arthur kahvesini almaya elini götürürken cevap verir.
Arthur: tabi siz de istiyorsanız?
kahvesinden yudum alır. gon ve ariya sevinçten birbirlerine sarılırlar.
gon ve ariya sarılmayı bitirdikten sonra hızla ayağa kalkarlar ve ciddi bir yüz ile arthura eğilerek teşekkür ederler.
Gon ve ariya: teşekkür ederiz!
arthur şaşırır ve utanır.
Arthur: t-tamam çocuklar yerlerinize o-oturabilirsiniz!
yerlerine otururlar.
arthur elindeki kahveyi masaya bıraktıktan sonra konuşmaya devam eder.
Arthur: sizin yaşayacağınız bir yer var mı?
çocuklar yüzlerini düşürür ve cevap vermezler.
arthur çocukların sessizliğinden evsiz olduklarını anlar.
Arthur: nah etem!
nah etem: buyurun efendim?
Arthur: bizim burada evimiz yoktu değil mi?
nah etem: evet efendim. bu şehirde ve şehrin yakınlarında eviniz bulunmamakta.
Arthur: güzel. hemen akademiye yakın bir villa alınsın, bir de çiftlik için çayırlı bir bölge de konak alınsın.
nah etem: emredersiniz.
gon ile ariya nah etemle arthurun arasindaki diyalogu şaşkınlıkla dinler.
arthur gonla ariya ya döner ve yaşlarını sorar.
Arthur: sizler kaç yaşındaydınız?
gon şaşkınlığını bitirdikten sonra kekeleyerek cevap verir.
Gon: b-ben 10 yaşındayım ariya ise 8 yaşında.
Arthur: gölge.
gölge: emredin efendim.
Arthur: git bu şehrin akademi müdürünün yanına. deki böyleyken böyle iki tane ilk sınıf öğrencilerimiz var alır mısınız! de. eğer ki olmaz derse bahane üstüne bahane üretirse zorlama sadece benim geleceğimi söyle.
gölge: emredersiniz efendim.
Arthur: sizler görevlerinin başına. akşam olmadan netice istiyorum!
nah etem ve gölge: emredersiniz efendim!
gölge ve nah etem yok olurlar.
koskoca şehirde gon, ariya, arthur baş başa kalırlar.
Gon: b-birşey sorabilirmiyim?
arthur gona odaklanmış biçim de cevap verir.
Arthur: tabikide sorabilirsin. akıllarınızda benle ilgili sorular varsa söyleyin.
Gon: siz tam olarak kimsiniz?
arthur şaşırarak.
Arthur: neden sordun?
Gon: yani adamlarınız var, verdiğiniz emirlere bakılırsa çok zenginsiniz.. biraz da tehlikelisiniz.
arthur tebessüm ederek gona cevap verir.
Arthur: ben mafya ya da çete lideri değilim gon. benim mesleğim ve görevim hatta makamım imparatorlarınkinden dahi üstündedir. lakin bana verilen bu güç çok zor kontrol ediliyor! o yüzden her zaman kullanmıyorum bu gücü. eğer ki bu güç benden başka birinin eline geçerse kaos ortaya çıkar ve evrenler birbiri içine girer.. sonucu ise koca bir boşluk olur.
gon merakla arthuru dinledikten sonra cevap verir.
Gon: yani siz kabaca imparatorsunuz, öyle mi?
Arthur: yani öyle de diyebilirsin. lakin bu aramızda bir sır. tamam mı?
Gon ve ariya: aramızdaki büyük sır!
Arthur: size güvenebilirim.
arthur sistem aracılığıyla gon ve ariya nın aklına girer ve bu bilgiyi arthur izin vermediği sürece söyleyememeye mühürler.
Arthur: yemekler yendiyse, midemiz dibine kadar dolduysa, eh tabi olmazsa olmaz çok yedim şikayetleri de edildiyse artık gidebiliriz demi?
gon ve ariya birbirlerine bakarlar. kaş, göz işareti yaptıktan sonra kafa sallarlar.
gon ve ariya ayağa kalkar.
Gon ve ariya: gidebiliriz efendim!
arthur bir anlık şaşkınlıkla.
Arthur: efendim?
arthur sorduğu sorudan cevap almadan ayağa kalkar ve tebessümle cevap verir.
Arthur: bana efendim, Reis ve benzeri unvanlarla seslenmenize gerek yok. Abi deseniz yeterli olur.
gon ve ariya birbirlerinden kaş, göz yaparak onay aldıktan sonra arthurun isteğine cevap verirler.
Gon ve ariya: peki abi.
Arthur: o vakit biraz yürüyelim, bu güzel şehri benden daha iyi tanıyorsunuzdur siz. beni gezdirsenize.
gon, ariya ve arthur kafeden çıkıp şehrin sokaklarına kendilerini atarlar. o sıra da nah etem ve gölge işlerinin başına geçmişlerdir. nah etem gücü ile güzel bir manzaraya sahip çayırda çiftlik için konak hazırlar ve ardından akademiye yakın olan üç evi sınırsız paralarıyla satın alarak üç ayrı evi birleştirip kocaman bir villa yapar. gölge ise akademinin kapısına dayanmıştır.
gölge kapıda duran askerin gölgelerinden bi anda çıkar.
kapıkulu askerinin arkasından ona soru yönetmeye başlar.
gölge: siz değer verdiğinizi bu kadar güvensizlikle mi koruyorsunuz?
kapıkulu askeri bi anda şaşırıp korku ile yüzünü gölgeye hızlıca döndürdükten sonra korkudan dengesini sağlayamaz ve popo üstü yere düşer.
kapıkulu askeri: S-SEN DE KİMSİN LAN?!
yerde oturmasına rağmen elindeki silahı gölgeye uzatır ve gölgeyi tehdit eder.
gölge: kendi gölgeni öldürebilir misin? tek silgi ile sile bilir misin kendini insan vucudundan? eğer ki bunları yapabiliyorsan ya da başara bilirsen o anda beni de öldürebilirsin. ayağa kalk asker. sonu ölüm dahi olsa asla görev yerinde ciddisizliğe yol açtırtma! benim yerimde komutanın dahi olsa hiç acıma. sonuçta kılıktan kılığa giren insanlarla çevrili dünyamız. komutanım diye seslendiğin kişi kardeşinin katili, annenin yada babanın katili. bunu sakın unutma asker. kalk ayağa.
kapıkulu askeri gölge nin sözlerinden sonra içinde rahatlama, dışında umut ve cesaret duygusu ile ayağa kalkar.
kapıkulu askeri: n-n-ne için gelmiştiniz?
gölge: ben düşman değilim asker. rahat ol! akademi müdürü ya da sahibi ile görüşmeye geldim.
kapıkulu askeri: ne için gelmiştiniz?
gölge: bir işim var kendileriyle. eğer ki haber ederseniz sorunsuz bir görüşme ortaya çıkar demi?
kapıkulu askeri:… peki. haber vereceğim biraz bekleyin lütfen.
gölge: tabi buyrun.
asker ofise gider ve içeri ile bağlantı kurar. lakin içeride olumsuz bir cevap gelir.
kapıkulu askeri: maalesef ki efendim. içeride önemli bir toplantı olduğu için sizi müdürümüz ile görüşteremiyoruz.
gölge berrak olan gökyüzüne bakar ve uzunca düşünür.
düşünmesi bitince askerin gözlerinin içine bakarak cevap verir.
gölge: benim o kapıdan içeriye girmem sorunsuz bir görüşmeye yol açacaktı orası kesin! lakin siz zor yolu seçtiniz.. ahmaklık ettiniz.
gölge karanlıklar içinde yok olur.
gölge, şehrin en büyük mağazasın da gezen arthurun yanına ışınlanır.
gölge: efendim.
arthur arkasına döner ve gölgeye bakar.
Arthur: gelmişsin… umarım güzel haberlerle gelmişsindir.
gölge: maalesef ki efendim. zoru kullanmadan beni içeriye dahi almadılar.
arthur, yere bakar ve düşüncelere dalar. bir yerden sonra kararını verir.
Arthur: zoru kullanmadan usluca gittik görüşme talep ettik.. lakin güzellikten anlamadılar! geriye kötülük kaldı.
saniyeler sonra nah etem gelir.
nah etem: efendim verdiğiniz görev başarıyla tamamlanmış durumda. istediğiniz an size evinizi gösterebilirim.
Arthur: şimdilik ev turu kalsın. sen çocukların yanında kal. ben ve gölge bir yere kadar gidip geleceğiz.
nah etem: emredersiniz.
Arthur: gidelim gölge. akademi celladını çağırıyor!
